Pek tatlı pek yaramaz :)
Pek tatlı pek yaramaz diyor babası onun için. Gerçektende öyle. Tatlı olduğu kadar yaramaz ve huysuz benim oğlum. Öncelikle kucağa feci alıştı. Uyumadığı zamanlarda mutlaka kucakta olacak. Ben elimden geldiğince her ağladığında kucağa almadan susturmanın yollarını deniyorum. Dikkatini dağıtmak için konuşuyorum, şarkılar söylüyorum, yanında olduğumu hissetsin diye şekilden şekile giriyorum, henüz ağzında tutamadığı emziği dakikalarca kolum uyuşana kadar ağzında tutuyorum. Ve şu anda aklıma gelmeyen birçok yöntem deniyorum beyefendi kucağı unutsun diye. Ama maalesef unutmuyor aksine daha çok istiyor. Artık sırtım ağrımaya başladı ve kucağımdayken ayakları sürekli hareket halinde olduğu için dikişlerim ağrıyor son günlerde. Birde hem kucakta olacak hemde evin içinde gezineceği için paşam, ayaklarıma da kara sular iniyor. Velhasıl çok yorgun ve uykusuzum. Bu kucak olayından nasıl vazgeçirebilirim bilmiyorum ama sağolsun aile eş dost umarsızca kucağına alıp, gidene kadar kucakta sevmekten pek hoşlanıyor. Ben çok sinir oluyorum tabi. Şimdilik bu konuda kimsenin kalbini kırmadım ama kendimi zor tutuyorum. Çünkü herkese kucaktan vazgeçirmeye çalıştığımı söylediğim halde kimse beni düşünmüyor ve bir kaç saatlik kendi keyifleri için 24 saat bebeğimle birlikte olan beni hiçe sayıyorlar. İnsanlara bunu güzellikle nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Maalesef bunu en yakınlarımız bile yapıyor. Anlıyorum herkes çok seviyor ve uzun zamandır beklenen bir bebekti ama dediğim gibi kimse beni ve bebeğimi düşünmüyor. Çünkü sırf kucağa alışmasından değil benim minicik oğlum bir sürü insanın kucağında onun nefesini yada parfümünü soluyor. Belki sokaktan getirdiği mikropları alıyor. Belki abartıyorum ama konu Tuna olunca çok hassasım cidden. Çünkü ben sürekli kucağımda olduğu için kendi hijyenime çok önem veriyorum. Ama maalesef sevmek isteyenler bunu düşünmüyor :(
Birde oğlum gündüzleri uyuyup gece 20:30 dan 22:00 ye kadar süren ağlama krizinden sonra zorla uykuya dalıp gece sık sık uyanıyor. Yani gece gündüz kavramını artık öğretmemiz lazım ama nasıl? Gündüz uyutmamaya çalışıyorum mesela dün çok uzun saatler uyanık kaldı ama gece düzeni aynıydı. Yani zor uykuya dalma ve sık sık uyanma. Anladım ki gündüz çok uyumasının da bu duruma bir etkisi yok.
Haftaya inşallah kırkımız çıkacak. Bakalım zaman geçtikçe oğlumun alışkanlıkları daha insaflı olacakmı:)
Anlayacağınız sabırsızlıkla hadi oğlum artık yatağa diyeceğim günleri bekliyorum. Ama bu günleri de tüm yorgunluğuma rağmen kaçırmak istemiyorum. Oğlumun bu hallerinin de ayrı bir güzelliği olduğunu düşünüyorum ve Allahıma her an şükrediyorum böyle bir güzelliği bana bağışladığı için.


