Lilypie 1st Birthday Ticker

20 Haziran 2007

Aşağıdakileri yazdıktan birkaç saat sonra çok şükür tatilimiz belli oldu. Gidiyoruz herhalde :) hala bir korku var ama neyse :) sanırım 10 gün buralarda yokum. Hepinizi özleyeceğim ama süper resimlerle geri döneceğim inşallah. Görüşmek üzere...



Bu kadar mı herşey üstüste gelir... Bu kadar mı zaman yetmez insana... Tatilimiz hala belli olmadı. Şurada cumaya 2 gün kaldı. Gitmememiz için tüm evren uğraşıyor sanki. O kadar hiç olmayacak şeyler oldu ki. İş yoğunluğu da cabası. Neyse isyan etmiyorum ve Allah beterinden saklasın diyorum. Hayırlısı neyse o olsun. Bloğumla bile ilgilenemiyorum o yüzden biraz araya ihtiyacım var. Sevgilerimle...

14 Haziran 2007

Standart hayatlar...

Geçenlerde ofisimizin elektriklerinde bir sorun yaşadık ve 1 saat kadar elektriksiz kaldık. Bilgisayarlar çalışmadığı için hiçbir iş yapamadım. Hem iş hem de vakit geçirme! açısından bilgisayar ne kadar önemliymiş hayatımızda bir kez daha anladım. Biraz pencereden baktım olmadı, toplantı tahtasına ev çizdim yine olmadı. Gidip yan odadaki arkadaşımla biraz laklak yapayım bari dedim, baktım daha gelmemiş. Dergi filan bulayım bari diye odasında etrafa bakınırken rafın birinde bir kitap gözüme çarptı. Kitabın ilk baktığım kısmı yani adı beni benden aldı o anda. Kendine yeni bir hayat ısmarla. O anki ruh halime daha uygun bir söz olamazdı herhalde. Yazarı Murat Toktamışoğlu. Kitabı alıp hemen masama geçtim. İlk sayfalarından itibaren öyle güzel şeyler yazıyor ki içinde, insan okurken hayata farklı bakıyor ister istemez. Ama maalesef ben bu tür gaza getirici kitapları okurken çok severek okuyorum da iş uygulama kısmına gelince okuduklarımın hepsi uçuveriyor aklımdan. Neyse bu kitapta bir şiir gözüme çarptı. Arjantinli yazar Borges’ a ait. Öyle güzel ki hemen not ettim sizlere yazmak için.


ANLAR…

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama, ikincisinde daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.

Neşeli olurdum ilkinde olmadığım kadar, çok az şeyi ciddiyetle yapardım.

Temizlik sorun bile olmazdı asla, daha çok riske girerdim.

Seyahat ederdim daha fazla.

Daha çok güneşin doğuşunu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.

Görmediğim birçok yere giderdim.

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu yanlarım olurdu.

Farkındamısınız bilmem, yaşam budur zaten.

Anlar sadece anlar, sizde anı yaşayın.

Hiçbir yere yanımda termometre, su, şemsiye, paraşüt olmadan gitmeyen insanlardandım ben.

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.

Eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabuçlarımı çıkarır atardım.

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.

Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım.

Bir şansım olsaydı eğer.

Ama işte seksenbeşindeyim ve biliyorum, ölüyorum.

BORGES



Oldu olacak kapak yazısını da ekleyeyim tam olsun.

"Kot pantolonlu yönetici kitabinin yazarı Dr. Murat Toktamışoğlu bu kez, standart hayatlar hapishanesinden kurtulmanız için bir kaçış planı hazırladı. Plana göre, önce hayatınızın üstünü kaplamış tozları siliyor ve ruhunuzun derinliklerine doğru bir kazıya girişiyorsunuz. Tünelin sonuna geldiğinizde gözünüzü mavi bir ışık alacak, endişelenmeyin. Bu, gökyüzünün özgün mavisi. Daha önce hiç bu kadar mavi ve canlı görünmediyse gözünüze, herhalde kusur onun değil. Sonra tünelden çıkıyor, üstünüzü başınızı, doğru ve değerli bildiklerinizi değiştirip özgür ruhlar pastanesinde kendinizle buluşmaya gidiyorsunuz. Unutmayın, tam Bülent Ortaçgil çalmaya başladığında, garsonu çağıracak ve kendinize yeni bir hayat ısmarlayacaksınız. Plan bu kadar basit. Tek zorluk, bu planda mahkumun da gardiyanın da, müşterinin de garsonun da, güçlünün de zayıfın da aynı kişi olması..."




Biraz karamsar, biraz bıkkın, biraz hüzünlü uyandığım o günün sabahında, bu kitabın karşıma çıkması ne güzel bir tesadüf. Düşündümde belki de tesadüf değildi. Kim bilir?

Sevgilerimle…

11 Haziran 2007

Daldan dala :)

Sıcaklardanmı bilmem canım hiç işe gelmek istemiyor. Biran önce yıllık izinimi kullanmak istiyorum. Benim için sorun yok ama maalesef Arpamın işleri çok yoğun. Cuma günü arayıp falanca tarihte izine çıkabilirmisin diye sordu. Oda en sonunda ayarlamış işlerini. Bende çok sevindim tabi, ben çıkarım dedim. Hemen ufak ufak planlar yapmaya başladım. Tam kapsamlı bir plan yapmadım çünkü ben plan yapınca olmaz ya, sonradan hayal kırıklığına uğramayayım diye. Neyse mutlu mesut çalışırken yine aradı, sanırım o tarihte de çıkamayacağım, önemli bir iş geliyor dedi. Offf böyle bir aksilik bekliyordum zaten. Neyse bugünlerde kesin belli olacak. Birkaç gün sabretmem gerekiyor, inşallah çıkabiliriz. Bu kez gidip bir hafta otele kapandığımız, yiyip içip yattığımız bir tatil istemiyoruz. Daha farklı planlarımız var. İnşallah yapabiliriz.


Hafta sonu check-up yaptırdım. Tam sonuçlar önümüzdeki haftasonu belli olacak. Fakat ultrason çeken dr. Safra kesesinde bir problem olduğunu, fonksiyonlarını tam yerine getirmediğini söyledi. Oraya en son bir gece önce yediğim akşam yemeğiyle, yani gayet aç bir şekilde gitmeme rağmen, sanki yeni yemek yemişim gibi büyük duruyormuş safra kesesi. Buda hazımsızlık sorunu yaratıyormuş ki bu problemim vardı zaten. Karnımda hep bir şişlik hissediyordum. Birde reflü var oda bundan kaynaklanıyormuş. İlaç tedavisiyle iyileşirmiş. İnşallah diğer test sonuçları iyi çıkar.

Yaklaşık birbuçuk aydır rejim yapıyorum. 5 kg verdikten sonra kilo vermem durdu. Uzunca bir süredir aynı şekilde az yememe rağmen 1 gr bile oymadı. Sanırım vücut az yemeyede alışıyor ve ve kilo vermek için daha azını istiyor ama bundanda az yiyemem artık çünkü gerçekten çok az yiyorum ve çok sağlıklı besleniyorum. Bende hafta sonu ne yalan söyliyim iyi yedim valla. Hemde vücuda bir şok olur, tekrar az yemeye başlayınca belki kilo vermeye devam ederim diye. Şurada ideal kiloma 4-5 kg kalmışken yapılırmı bu bana :) aslında 3 kg bile yeter, daha fazla zorlamayacağım kendimi.

Tam daldan dala oldu ama ne yapayım konular birikmiş :)

Herkese iyi haftalar dilerim...


04 Haziran 2007

...

Haftasonu fotoğraflarına geçmeden önce bir arzuhalim var onu paylaşayım. Buraya 1 yılı aşkın bir süredir, tamamen samimi duygularla, içinde abartı yada sahte olaylara gerek duymadan (ki zaten yapım itibariyle bu bana göre birşey değil) yazıyorum. Ve okuduğum herkesin böyle olduğuna inanıyorum. Okuyup yorum yazdığım blog arkadaşlarımdan bir gün bile şüphe duymadım. Zaten öyle olsaydı okumazdım ve zaten bana hitap etmeyen blogları da okumuyorum. Benim için hayatta en önemli şey güven dir. Yaşamımı hep güven üzerine inşa ettim ve bunun herzaman çok faydasını gördüm. Çok hassas bulduğum güvensizlik konusunun benim hakkımda biran bile düşünülmesine asla katlanamam. Bu sebeple yazdıklarıma inanmayan, gerçek bulmayan, uydurma olduğunu düşünen biri varsa lütfen beni okumasın, yazılarıma yorum bırakmasın ve hatta sayfama uğramasın. Aksi taktirde, blogumu ve sevgili blogcu arkadaşlarımı ciddiye aldığım için, ve değer verdiğim için ammannn boşver politikası uygulayamam ve üzülürüm. O yüzden herkes kendi inandığı, güvendiği kişileri okusun ve beni üzmesin deyip, haftasonundan birkaç güzel fotoğraf eklemek istiyorum :)
























Burası Maşukiye. Sapanca yanında Kartepe' nin eteklerinde. İçinde bir sürü alabalık restoranları ve mesire yerleri var. Akarsuyun üzerine alabalık tesisleri kurulmuş fakat derede su azalmış maalesef neredeyse kuruyacak.




















Alabalık tesislerinden birinin içi. Yeşillik içinde heryer ve havası çok güzel.





























Bu resimler Kartepe' ye çıkarken çekildi. Yaklaşık 1100 mt. yükseğe çıkılıyor. Bulutların içinden geçiyorsun ben böyle bir manzara görmedim. Ve mutlaka kulaklar tıkanıyor. Son resimde semada görünen bir cisim var:) biz büyütüp incelediğimizde arkasında 2 adet daha cismin olduğunu gördük. Hemen senaryoyu yazdık tabi bunlar ufo ve kesin filo halinde geziyorlar diye :) Hakikaten yakından inceleyince uçağa benzemediklerini gördük. Çok gizemli çookk :)

Netice itibariyle Maşukiye tarafı gidilesi, görülesi, pikniğe gidilemiyorsa bile en azından bir alabalık yenilesi bir yerdir.



Sevgilerimle...
Free Counters
--------------------------------------------------------------------------------
eXTReMe Tracker
-------------------------------------------------------------------------------