Lilypie 1st Birthday Ticker

31 Ocak 2007

Yine bir haftadır yazamadım. Genellikle vaktim olmuyor, vaktim olsa tıkanıp kalıyorum. Ne yazacağımı bulamıyorum. İşte bu gibi zamanlarda bloğumu kapatmayı bile düşünüyorum. En azından birde burayı düşünmeyeyim diye. Ama kıyamıyorum sonra. Çünkü gerçekten burayı çok seviyorum.
2007 yılı için bazı planlarım olduğunu daha önce söylemiştim. Daha doğrusu plan değil de, dilek diyelim bunlara. Çünkü ben ne zaman bir şey planlasam mutlaka bir sürü aksilik çıkar veya istediğim tarihte olmaz ya da tamamen iptal olur gider. O yüzden plan yapıp ta olmadığında üzülmemek için sadece inşallah olur demeyi tercih ediyorum. Neyse yeni yıldan bazı değişiklikler beklediğimi daha önce yazmıştım sanırım. Öyle bir şey oldu ki daha önce ne diledim nede aklımdan geçti bu değişiklik. İşyerinde farklı bir göreve atandım. Şuan yaptığımdan tamamen değişik bir iş olacak bu. Ama maddi ve manevi olarak benim için daha hayırlı olacağını düşünüyorum. İnşallah umduğum gibi olur.
Bunun dışında farklı bir şey yok. Bir hafta sonu şehir dışına çıkmak istiyoruz Arpamla. Daha doğrusu ablamlara gitmeyi çok istiyoruz bakalım ne zaman gidebileceğiz. Yıllık iznimden kalan birkaç günlük iznim var. Bunları nasıl değerlendirsem diye şimdiden düşünüyorum. Belki canım Tomurcuğum dağıtım iznine geldiğinde alırım. Haa birde dün akşam kan uykusu’ nun 2. bölümünü izledim. Belgeselin en sonunda akan yazı olarak binlerce şehidin adlarının geçtiği bir bölüm vardı. Ağladım yine.

Sizler neler yaptınız merak ediyorum. Birazdan hepinize uğrayacağım tek tek :)

25 Ocak 2007

Söylesem Tesiri Yok, Sussam Gönül Razı Değil

Geçtiğimiz Salı akşamı 22:00 de show tv de yayınlanan Kan Uykusu belgeselini izlediniz mi? Ben izledim. Daha önce video sitelerinden de izlemiştim. 2. bölümü yine aynı kanal ve saatte haftaya Salı günü yayınlanacak. İzledim ama hala kocaman bir düğüm boğazımda. Neler çekti bu ülke. Ne genç canlar gitti. Neden diye sormadan edemiyor insan. Neden biz?

Belgeselden birkaç alıntı;

Resimdeki şehit annesi anlatıyor; (aklımda kalan haliyle yazıyorum. Cümleler tam olarak böyle olmayabilir)
-Oğlum şehit olacağını önceden hissediyordu. Hatta bana, “anne ben Allah'ın izniyle şehit olacağım. Sakın arkamdan ağlama. Bana söz ver” dedi. Bende ağlamayacağıma dair söz verdim. Şehit olduğunu öğrenmeden bir gece önce, rüyamda birini gördüm. Bana “başına büyük bir felaket gelecek ama sen sabırlı olacaksın” dedi ve Arapça sabır duası okuyup yüzüme üfledi. Aklıma oğlumun öleceği hiç gelmedi. Yanı başında beklediğim hasta anneme bir şey olacak diye düşündüm. Yatağımdan kalktım pencereyi açtım ve Allah’ım bana sabır ver dedim. Ertesi gün oğlumun ölüm haberi geldi. Hiç ağlamadım. Vatan sağolsun…


Osman Pamukoğlu paşanın sözlerini hayranlıkla dinledim.
Öldürülen teröristlerin toplu halde fotoğrafını çekmek isteyen gazeteciye;
- Ben askerlerime leş toplatmam! analar bu evlatlarını leş toplasınlar diye göndermedi buraya. ben geldim ve görevimi yaptım. Onlar yerlerinde kalacaklar. Çok istiyorsan git kendin topla ve çek fotoğraflarını.


1993-95 tarihleri arasını konu alan bu belgeseli her Türküm diyen insan evladı izlemeli. Hafıza problemimiz olduğu için sık sık izlemeli. İzleyip unutmamalı, bu ülke üstünde ne oyunlar döndü, dönüyor, dönecek...

İlgili Linkler:

http://www.youtube.com
http://kanuykusu.skyturkonline.com/

24 Ocak 2007

Sobeeee :)

Sevgili Ayçiçeği beni sobelemiş. Konu, daha önce bahsetmediğim 5 şey. Bakalım neler çıkacak :)




1- Dışarıdan bakıldığında çok duygusal ve sakin bir yapıya sahipmişim gibi görünse de aslında çok sinirliyimdir. Ve sinirlendiğim zaman ağzımdan çok ağır sözler çıkabiliyor maalesef.


2- Çok küçük yaşlardan beri tersten konuşabilme özelliğine sahibim :) nasıl başladı bilmiyorum ama bir anda tersten rahatlıkla konuşabildiğimi fark ettim :)


3- Eşimin ailesini çok seviyorum. Kayınvalidem ile şu ana kadar hiçbir sorun yada gerginlik yaşamadık. Bazen arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde kayınvalidelerini çekiştirecek bir şeyler mutlaka bulabiliyorlar :) benden öyle şeyler gelmeyince şaşırıyorlar. Sanki herkes öyle olmak zorundaymış gibi. Hatta görümceme ki ablam gibidir (görümce demek hoş olmuyor ama anlaşılsın diye yazıyorum) her konuda hayranımdır :)


4- Eskiden çok süslü biriydim. Şıkır şıkır takılar, her daim topuklu ayakkabılar vazgeçilmezdi benim için. Hatta biraz frapan tarzda giyinirdim. Ama Arpam’ la tanıştıktan sonra doğallığa ve rahatlığa çok önem verir oldum. Kendiside benim rahat ve daha doğal olmamdan hoşlanıyor zaten. Bazen eski resimlerime bakıyorum da genç kızlık çağlarında olmama rağmen yaşımdan ne kadar da büyük gösteriyormuşum. Şimdi ise daha doğal ve yaşımda duruyorum :)


5- Ben de Renkler gibi bazen evde oturmayı özlediğimi ve istediğimi hissediyorum :)


İlk aklıma gelen 5 madde bunlar oldu :) Bende eğer kabul ederlerse Gamzeli, Ceyda ve Nimet' i sobeliyorum :)

22 Ocak 2007

Zengin olmuş ama insan olamamış

Şimdi diyeceksiniz bu ne başlık böyle ama eminim olayı anlatınca bana hak vereceksiniz. Geçenlerde içinde cami olan bir sokakta şahit oldum bu olaya ve hala aklıma gelince sinir oluyorum. Şöyle ki; camide cenaze var dolayısıyla kalabalık bir cemaat toplanmış. Sokağa en pahalısından Mercedes arabasıyla, 65 yaşlarında bir beyefendi! Girdi. Yanında da aynı yaşlarda biri daha oturuyor. Bu amcamız sokağa girdi baktı ki kalabalık. Çok sinirlendi, ısrarla kornaya basmaya başladı. Hatta cenazeye gelen birkaç bayanı indiren öndeki arabaya çok sinirlenip acele etmesini sağlamak için saygısızca el kol hareketleri yaptı. Bayanların inmesini beklemeye kadar sabrı olmadığı için geri geri sokaktan çıkmaya çalıştı. Adamın davranışları başından beri bana itici geldiği için izliyorum ister istemez. Sonra geri giderken arabasının sola çektiğini fark ettim :) sol tarafta park halinde duran, muhtemelen cenazeye gelmiş olan Şahin markalı arabaya garccc diye sürttü arabasını. Hakikaten çok şiddetli bir garcc sesi çıktı. Sonra arabasını Şahine öyle bir yasladı ki, çıkabilmesi için ileri alması gerekti ve bir garccc sesi de ileri alırken çıktı. Sonra ne kendi arabasına ne de çarptığı araca bakmadan çekip gitti. Öyle sinirlendim ki hiçbir şey yapamadım. O günden beri kendime kızıyorum. En azından plakasını alıp çarptığı aracın camına yapıştırabilirdim. Çünkü çarptığı araçta en az ikibin liralık hasar vardı. Yazık değil mi. Sadece aynaya zarar verseydi yada çok az bir hasar olsaydı belki bu kadar üzülmezdim ama arabadaki çizik çok büyüktü. Belki kendisi zengin ve altındaki son model arabaya acımıyor ama herkes öyle değil. Şahin araba da öyle bakımlı öyle temiz bir arabaydı ki demek ki sahibi aracına özen gösteriyor, kıymetini biliyor. Mercedesli kişi için arabaya verilen para önemli değil belli ki. Çünkü parmağındaki koca taşlı altın yüzüklerden giyim kuşamından arabanın markasından çok parası olduğu belliydi. O arabanın şöforü olamayacak kadar yaşlıydı ve zaten şoför olsa inip bakardı. O paraları kolay kazandı belli ki. Çünkü alnının teriyle kazansa en azından kendi arabasına bakmak için durup inerdi. Ne oldum değil ne olacağım demeli. Belki şahinin sahibinden öyle bir beddua almıştır ki kendi bile ne olduğunu anlamadan hayatı ters dönebilir. Bu para konusunda olmaz da sağlık konusunda olur hiç belli olmaz. Kimsenin hakkını yememek lazım bu dünyada. Çünkü birde öbür dünya var.


Oh bee rahatladım :)

17 Ocak 2007

Canım günlüğüm neredeyse haftalık olacak farkındayım :) ama öyle çok işim var ki. 5 dk bile ayıramadınmı diyenler olabilir ama gerçekten ayıramadım. O derece yani.

Bu son bir haftadır çalışmanın dışında biraz da gezdim. Yeni yerler keşfettik Arpamla. Aile toplantılarına katıldık. Daha önce bahsetmiştim bizim aile de İtalyan ailesi tarzında olduğu için, kalabalık ama neşeli geçer toplantılarımız. Herkesin bir arada olmasına özen gösterilir.

Sonraa Arpamın talebi üzerine çiğ börek denemesi yaptım. Fırından alınan hazır ekmek hamurundan olmuyormuş tecrübe ettim. Ekmek hamuru kızartırken çok kabardı. Bundan sonraki denememde hamuruda kendim yapacağım. Ama iç malzemesi süper olmuştu Allah için :)

Bloğumu açınca bir reklam sayfası geliyor. Sanırım online ziyaretçi sayısını gösteren sayaç sayesinde oluyor bu. O sayaçı kaldırmalıyım.

Hepinizi çok özledim. Dur bir dolaşayım hazır fırsat bulmuşken :)

08 Ocak 2007

Dürüst olacağım. Geride bıraktığımız yılı düşününce kendimden memnun kalmadım. Vermem gereken birkaç kiloyu veremedim. Kendime yaptığım eziyetler yıl boyunca devam etti. Gereksiz çıkışlarla sevdiceğimi üzdüm vs vs. Tüm bunların yanında ne kadar monoton yaşadığıma değinmek istemiyorum ama buda yadsınamaz bir gerçek. İşim hayatımın çoğunu benden alıyor. Sabahın karanlığında çıkıp akşamın karanlığında eve geliyorum. Nereye kadar robot hayatı yaşanacak. Ne zaman kendime, hobilerime, evime, mutfağıma, doya doya miskinlik yapmaya bol zamanım olacak? Tabi bunun için suçlanacak kimse yok. Düzen böyle. Ama hayat avuçlarımdan damla damla akıp giderken tüm bunları sorgulamaya hakkım var herhalde.

Geçenlerde bir blog da yada web sitede (tam hatırlayamıyorum sahibi okuyorsa şimdiden özür dilerim.) bir soru vardı. Geride nasıl bir miras bırakmak istersin? Zonk diye çarptı beynime bu soru. Ne zor söylemesi.
Örneğin bir sponsor ve bu fikrime gülmeyecek birilerini bulursam otomatik fındık ve ceviz kıracak bir alet yapmak isterdim. Düzeneğin nasıl olması gerektiği konusunda öntasarı hazır :) yada misal camlara sıkınca kendiliğinden temizleyen bir sprey yapmak isterdim. Sıkıyorsun çıkıyorsun. Kurulamak durulamak yok. Biraz daha kimya bilgim olsaydı belki buda olabilirdi. Demek ki faydalı cihazlar konusunda pek şanslı değiliz. E hanlar, hamamlar, yatlar, katlar desem belki çocuklarım ve torunlarım pek ihya olurlardı ama, maalesef bu konuda da avuçlarını yalayacaklar. Geriye kalıyor soyut miraslar. Örneğin aşkımız olabilir mesela. Anlatır dururlar gelecek kuşaklara nine ve dedelerinin aşklarını. Offf bir torun için bu hiçte çekici olmayabilir. Belki dedelerinin ve ninelerinin ne kadar modern düşünceli ve dürüst insanlar olduklarını anlatabilirler birbirlerine ama zaten o zamanki torunların bir çoğunun nenesi ve dedesi böyle olabilir. Buda çok sıradan. Hmm başka ne olabilir? Belki emekliliğimde resim yapmaya fırsatım olur. Resimlerimi bırakabilirim mesela. Evet bu fena değil ama ne kadar kıymet görür bilemem. Belki fazlalık bile gelebilir onlara. Atsan atılmaz satsan satılmaz cinsinden. Saygı, sevgi, dürüstlük gibi kavramlar, eğer bizim kanımızı taşıyacaklarsa zaten olur onlarda (tatlı bir hayal) Eeee geriye kaldı tek bir şey :) bloğum. Ne yediğimizden nereye gittiğimize kadar, neye kızdığımızdan, neye sevindiğimize kadar yazıyorum buraya. Daha güzeli ne olabilir?. Ben bulamadım şahsen. Tabii blogger ın yıllar sonra bir azizliği olmazsa. Keşke benim büyükanne ve büyükbabalarımın da böyle bir imkanı olsaydı.
Ya siz? Siz ne bırakmak isterdiniz miras olarak...

05 Ocak 2007

Tatil bitti



yoğunluğa devam. Yılbaşı gününün bayrama denk gelmesi önceleri bizi gerdi ama sonra işlerimizi halledip planlarımızı uygulayabildik. O gece arkadaşlarımızlaydık. Giderken onlara güzel bir abur cubur paketi hazırladık. Ben de çok nefis yeni yıl kurabiyeleri yapıp paketledim. Arkadaşım hazır aldığımızı sanmış bu durum hoşuma gitti tabi :) Evin beyi çiğ köfte bile yaptı. Güzel bir yeni yıla geçiş oldu. Gece geç bir saatte eve döndük. Aile ziyaretleri, biraz koşturma biraz dinlenme derken bayram bitti. Fakat biz Arpamla bir karar aldık. Bundan sonra ki bayram tatillerinde mutlaka bir yerlere kaçıp, baş başa daha dinlenerek ve daha sakin geçireceğimiz bir bayram tatili istiyoruz. Bizi yoruyor bu bayramlar.

Bayram da kötü bir haber de aldık maalesef. Arpamın ailesinin uzun yıllardır aile dostu olan bir ablamız vefat etti. Kırklı yaşlarında olan biriydi. Aşırı kilosu olmamasına rağmen midesine kelepçe takılmış. Vefatının sebebi midesindeki bu kelepçe imiş. Çok üzüldük ailece.

2006 yılı bize uğurlu gelmişti. Sevindirici olaylar olmuş, çok istediğimiz birşeyi 2006 yılının daha ilk günün de almıştık. Ben 2007 yılından da umutluyum arkadaşlar. Bu yeni yıldan beklediğim 3 şey var ve üçüde benim için mucize. Biri olması muhtemel, biri belki olabilir, diğeri imkansız gibi :) ama olsun ben yine de pozitif düşünüp istiyorum. Belki dileklerim gerçekleşir bellimi olur. Malum bazı şeyler düşüncelerle çağırılır :)
Free Counters
--------------------------------------------------------------------------------
eXTReMe Tracker
-------------------------------------------------------------------------------